web analytics

Yenilenebilir Enerji, Kavram ve Tanım, Kaynakları Nelerdir.

Doğal süreçlerle elde edilen ve doğanın sürekli üretebildiği enerji kaynakları yenilenebilir enerji kaynakları olarak adlandırılmaktadır. Bunlara örnek olarak güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, hidroelektrik enerji, jeotermal enerji ve biyokütle enerjisi gösterilebilir. Yenilenemez enerji kaynaklarının zaman içerisinde yok olması, yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini daha da artırmaktadır. Ayrıca yenilenemez enerji kaynaklarının atık sorunları ve oluşturdukları çevre kirliliği yüzünden enerji ihtiyaçlarının yenilenebilir enerji kaynaklarından giderilebilmesi yönünde her geçen gün yapılan çalışmalar artırılmaktadır. Çevre kirliliğinin dışında üretim maliyetinin yüksek olması, kullanım alanlarına nakliye sürecinde yaşanan güvenlik sorunları, üretim elemanları maliyetleri de yenilenemez enerjilerin olumsuz yönleri arasında yer almakta, bu nedenler de yenilenebilir enerjiye daha fazla yatırım yapılmasına yol açmaktadır.

2013 yılı verilerine göre dünya enerji tüketiminin henüz %2’ lik bir kısmı yenilenebilir enerji ile karşılanmaktadır. Hidroelektrik enerji tüketimi de yenilenebilir enerji grubunda değerlendirildiğinde bu oran %9’a çıkmaktadır (TP, 2015). Yapılan çalışmalar, bu oranların kısa bir süreç içerisinde yükseleceğini de göstermektedir.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları

Güneş Enerjisi: Güneş çekirdeğinde hidrojenin helyuma dönüşme şeklindeki füzyon süreci sonucunda açığa çıkan ışıma enerjisi, güneş enerjisi olarak tanımlanmaktadır. Yoğunlaştırılmış güneş teknolojileri ve güneş pilleri şeklinde kullanılabilmektedir. Güneş enerjisinden ısı elde edilmekte, bu ısı doğrudan kullanıma sunulabildiği gibi yoğunlaştırılmış güneş teknoloji santralleri ile elektrik enerjisine dönüştürülebilmektedir. Güneş panelleri aracılığı ile istenilen gücü elde edebilecek şekilde kurulabilmeleri, kırsal bölgelerdeki elektrik ve ısınma ihtiyaçlarının karşılanması, sinyalizasyon gibi alanlarda kullanılabilmesini sağlamaktadır.

Güneş pilleri ile güneş enerjisi doğrudan elektrik enerjisine çevrilebilmektedir. Yüksek maliyetli olmaları ise kullanımı açısından önemli bir dezavantaj oluşturmaktadır. Güneş enerjisinden elektrik elde etme maliyeti yüksek olduğu için genellikle ısınma ve sıcak su üretme amaçlı kullanılmaktadır. Çevreye herhangi bir zarar vermemesi, atık sorununun olmaması, kaynağın sürekli olması gibi önemli avantajları olan güneş enerjisi, yüksek maliyet sorunları çözümlendiğinde elektrik üretiminde de önemli bir yere sahip olacaktır.

Rüzgar Enerjisi: İnsanlık tarihinin her döneminde rüzgar enerjisinin bir şekilde kullanıldığı görülmektedir. Yelkenli tekneler, yel değirmenleri rüzgar enerjisinin ilk kullanımlarına örnek olarak gösterilebilir. Buhar makinelerinin kullanımına geçilinceye kadar rüzgar enerjisi ile çalışan yel değirmenleri sulamadan ürünlerin öğütülmesine kadar birçok amaçla dünyanın her yerinde kullanılmakta idi. Buhar teknolojisi ile enerji üretiminde önemini yitirmesine karşılık 1890’lı yıllarda Danimarka’da elektrik üretiminde kullanılmak üzere rüzgar türbinleri kullanılmaya başlanmıştır. Rüzgar türbinleri, rüzgarın kinetik enerjisini mekanik enerjiye ve devamında elektrik enerjisine çeviren sistemlerdir. Rüzgar gücü sürekli aynı düzende devam etmediği için düzensiz bir enerji kaynağıdır ve ürettiği enerjinin depolanma ihtiyacı vardır. Doğadaki hava akımları devam ettiği sürece rüzgarlar da enerji üretmeye devam edecektir. Enerji üretimi sonrası herhangi bir çevresel atık oluşturmamaları, rüzgar enerjisinin önemli avantajları arasında yer almaktadır. yenilenebilir enerji

Hidroelektrik Enerji: Suyun gücü, insanoğlunun tarihler boyunca kullandığı bir enerji kaynağı olmuştur. Diğer enerji kaynaklarında olduğu gibi hidroelektrik enerji de güneş ışınımları sayesinde ortaya çıkmaktadır. Güneş enerjisi aracılığı ile oluşan hidrolojik çevrim hidroelektrik enerjiyi oluşturmaktadır. Bu çevrim doğadaki suların güneş enerjisi ile buharlaşması, su buharının rüzgâr ile sürüklenmesi, uygun atmosfer şartları altında yağmur ve kar şeklinde düşmesi ve doğadaki suları beslemesi döngüsüdür. Hidroelektrik enerji, suyun sahip olduğu potansiyel enerjiyi kinetik enerjiye dönüştürme yöntemleri ile sağlanmaktadır. Barajlarda biriktirilen su borular aracılığı ile türbinlere yönlendirilmekte, türbinlerde bulunan jeneratörler aracılığı ile elektrik enerjisi üretilmektedir. Hidroelektrik enerji santralleri (HES) yenilenebilir su gücünü kullanması açısından büyük önem taşırken çevresel faktörlerin de HES kuruluşlarında göz önünde bulundurulması önemlidir.

Jeotermal Enerji: Su ve yeryüzü ısınması, sağlık gibi amaçlarla kullanılan jeotermal enerji de yenilenebilir enerji kaynakları arasında önemli bir yere sahiptir. Yeryüzünün alt katmanlarında bulunan ve normal yeraltı sularına göre daha fazla oranda mineral, tuz ve gaz içeren sıcak su ve buhar jeotermal enerjiyi oluşturmaktadır. Jeotermal enerji, sahip olduğu yüksek, orta ve düşük ısı seviyesine göre üç gruba ayrılmaktadır. 150°C’den büyük ise elektrik üretiminde kullanılmakta, orta ve düşük sıcaklıkta ise daha çok ısıtma amaçlı kullanıma sokulmaktadır. Jeotermal enerji yüksek emisyon üretmeyen, güvenilir, diğer enerji teknolojilerine göre düşük maliyetle elde edilebilir özelliklere sahiptir. Jeotermal santral atıkları da diğer fosil kaynaklı santrallerin atıklarına göre daha düşüktür. Türkiye, jeotermal enerji kaynakları yönünden dünyada ilk sıralarda bulunmaktadır.

Biyokütle Enerjisi: Dünyanın artan enerji ihtiyacının çevresel kirliliğe de yol açmadan çözülebilmesi için kullanılabilecek önemli yenilenebilir enerji kaynakları arasında biyokütle enerjisi de gelmektedir. Biyokütle, fotosentez yardımı ile güneş enerjisini depolayan canlı organizmaların belirli bir zamanda sahip olduğu toplam kütle olarak tanımlanmaktadır. Biyokütle enerjisini önemli kılan tükenmez bir kaynak olmasının yanında doğanın her yerinden elde edilebiliyor olması, kırsal alanların ekonomik ve sosyal açıdan gelişmelerine destek olması da gelmektedir. Biyokütle enerjisinin kaynağını otlar, yosunlar, hayvan dışkıları, ev atıkları, tahıl atıkları, gübre ve sanayi atıkları oluşturmaktadır. Biyokütle enerjisi, atıkların tekrar değerlendirmesini ve enerjiye dönüştürülmesini sağladığı için önemi her geçen gün artmaktadır. Organik maddelerin yakılması sonucunda ortaya çıkan karbondioksit, daha önceden organik madde tarafından atmosferden alındığı için çevre de karbondioksit açısından korunmuş olmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir