web analytics

Kategori Arşivleri: Dizi (Yerli ve Yabancı)

Televizyon dizisi veya dizi Film, sinemasal anlatım kuralları çerçevesinde işlenmek kaydıyla yapısal olarak bölünmüş anlatım biçimlerine sahip ve çoğunlukla ticari amaçlar güdülerek oluşturulan hareketli görüntülerdir. Diziler içerik açısından tıpkı beyaz perde yapımları gibi türlere ayrılabilir. Fakat bunun dışında dizilerin yapısal belli başlı kurallar çerçevesinde gruplandırıldığı çeşitleri mevcuttur. Bunlardan uluslararası ölçekte kabul gören örnekleri ‘Soap Opera’, ‘Telenovela’, ‘Sit-com’ ve ‘Drama’ olarak sıralanmaktadır.

Televizyon dizilerinin yapımlarının arkasında yatan ticari sebepler, sinemadan farklı olarak, bu yapımların biçim ve bazen de anlatım yönünden değişimine neden olmaktadır. Bir filmin reklam kuşakları göz önünde bulundurularak süresi veya epizod parçaları3 değiştirilmezken, dizi filmler zaman zaman muadillerinden daha uzun ve daha parçalı biçimlere çevrilebilmektedir. Günümüzde, özellikle de Türkiye’de, bu parçalı yapı gittikçe dizi bölümlerinin uzamasına yol açmaktadır.

Soap Opera

Soap Opera adıyla anılan türün köklerinin 19. Yüzyılda Fransız gazetelerinde yayınlanan politika dışı haberlere ve dedikodulara uzandığı görülmektedir. Feuilleton adı verilen bu gazete bölümleri, 1930’lu yıllarda Amerikan gazetelerinde de kullanılmaya başlanmış ve adı İngilizceye ‘Talk of the Town” olarak geçmiştir.

Dolayısıyla türün kökeninde bulunan “Politika Dışılık” ve “Dedikodu” öğeleri, günümüz Soap Operalarının temel özelliklerinde de görülebilir.

Genellikle ‘Soap (sabun)’ olarak adlandırılan ve ismini dönemin ünlü kozmetik üreticileri Colgate, Palmolive ve P&G gibi firmaların söz konusu yapımlara sponsor olmalarıyla kazanan soap opera, radyoda veya televizyonda yayınlanan, birden fazla hikayenin birden fazla karakter üzerinden işlendiği drama serileridir. Bu hikayeler çoğunlukla duygusal ilişkilerden beslenirler. Öykünün devamlılığını sağlamak amacıyla senaryoya ilave edilen diğer unsurlar ise arka planda kalan yan hikayelerdir.

Telenovela

Telenovela, Soap Opera’dan farklı olarak görece kısa ve sonu belli bir yapıya sahiptir. Genellikle 1 yıldan kısa süren Telenovela türündeki diziler özellikle Latin Amerika ülkelerinde her gün yayınlanır.

Tür, Blanca De Lizaur’a göre tıpkı Soap Opera gibi Feuilleton adı verilen gazete bölümlerine dayanır.

Sit-Com

Sit-com, Situation-Comedy teriminin kısaltılmış haliyle adlandırılan bir dizi türüdür. Özellikle Amerikan ve İngiliz televizyonlarında 1950’li yıllardan itibaren oldukça rağbet gören bu tür geniş izleyici kesimleri tarafından takip edilmektedir.

Sit-com türünün karakteristik özellikleri arasında ilk sırayı “Dördüncü Duvar” kuralını uygulaması almaktadır. Geleneksel bir tiyatro kavramı olan Dördüncü Duvar, tiyatro oyununun oynandığı sahnenin üç duvarına ek olarak görünmez bir dördüncü duvarın var olduğunu kabul eder. Bu görünmez duvar, izleyicinin sahneyi, dolayısıyla oyunun oynandığı dünyayı gördüğü tarafta bulunur.

Anlatım biçimi bakımından sit-comlar durum komedilerine öncelik tanırlar. Olay örgüsü ana karakaterlerin etrafında gelişir ve sıklıkla bu karakterler değişmez. Yan karakterler ise her daim geçicidir.

Sit-com bölümleri genellikle 20-30 dakika arasında değişen sürelere yayılır. Ancak Türkiye’de sit-com türünün yapı ve içerik bakımından özelliklerini taşıyan dizilerin epizod uzunluğunun 90 dakika civarında olduğu görülmektedir.

Drama

Drama, kurgunun performans ile sergilenen özel biçimidir. (Elam, 1980) Aristoteles ise dram sanatını “yaşamdaki bir olayın ya da hareketin yeniden yaratılması” olarak açıklamıştır. (Tunalı, 1987) Televizyon dramaları ise (TV Drama), konunun günlük hayattan alınmış olması, hem acıklı hem de komik olayların iç içe anlatılması, her tür olayın seyircinin karşısında cereyan edebilmesi gibi drama kurallarının çerçevesi içinde kalacak şekilde biçimlendirilen programlara verilen addır.

Günümüzde Tv Drama başlığı, televizyon dizileri için kapsayıcı bir isim olarak kullanılmakla birlikte Sopa Opera, Sit-com ve Telenoveladan ayrı olarak tekil bir tür ismi olarak da kullanılmaktadır. Bu duruma yol açan sebeplerin başında yapımların çeşitli şekillerde birden fazla türe ait özellikler taşıması gösterilebilir. Bu duruma örnek olarak Amerikan ABC kanalının fenomen dizisi Lost (2004) örnek gösterilebilir. Soap Opera’larda görülmeyen bilimkurgu ve fantastik öğelerin hikayenin ana ekseninde bulunduğu yapımın plot bölümü drama özellikleri taşımaktadır. Fakat ilerleyen bölümlerde karakterlerinin gitgide artması, 6 sezon sonunda final yapması, ana hikaye yanında birçok yan hikaye barındırması ve karakterler arasındaki duygusal ilişkilerin yoğun biçimde işlenmesi gibi sebeplerle Soap Opera türünün özellikleri taşıdığı gözlemlenebilir.

Günümüzde özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde dizi sektörü, TV Drama adı verilen formatta örnekler vermektedir. Dünya çapında yüksek izlenme oranlarına sahip bu dizilere “True Detective”(2013) “Mad Men” (2007) , “The Wire” (2002) ve “Breaking Bad”(2008) gibi yapımlar örnek gösterilebilir.

Türleri Bakımından Yerli Dizi

Dizi sektörümüzün yukarıda sınıflandırılan dört türde de yapım ürettiğini belirtmenin yanında, üretilen yapımların kimilerinin yapı ve içerik bakımından uluslararası standartların dışına taştığını belirtmekte fayda vardır. Bu “standart dışılık” dizilerimizin sınıflandırılması noktasında çeşitli handikaplar doğurmaktadır.

Türkiye’de son yıllarda yayınlanmakta olan diziler incelendiğinde yaygın türün Soap Opera olduğu görülmektedir. Hem yurtiçi hem de yurtdışında yüksek izlenme oranlarına ulaşan Gümüş (2005), Öyle Bir Geçer Zaman ki (2010), Yaprak Dökümü (2006) Muhteşem Yüzyıl (2011) vb. dizilerin yayın süreleri ve içerikleri göz önünde bulundurulduğunda Soap Opera türünün özelliklerini taşıdıkları gözlemlenmektedir. Bunun yanında 2 sezon yayınlanan Ezel (2009) ve ilk bölümünden itibaren bitiş tarihi açıklanarak Soap Opera’nın olmazsa olmazı “ucu açıklık” kriterinin dışına çıkan 25 bölümlük Son (2012) gibi diziler, drama türüne daha yakın özellikler taşımaktadırlar.

Türkiye’de yüksek izleyici oranlarına ulaşan bir diğer tür de sit-com türü içinde üretilen dizilerdir. Çocuklar Duymasın (2002), Ayrılsak da Beraberiz (1999), Tatlı Hayat (2001) gibi diziler bu kategoriye girmektedir. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi söz konusu yapımlar biçim olarak sit-com olarak üretilse de yurtdışındaki muadillerinin 2-3 katı uzun bölüm sürelerine sahiptirler.

Televizyon kanallarımızda en az rastlanan tür Telenovela’dır. Günlük yayınlanan bu türe Ferhunde Hanımlar (1993) ve Bizim Evin Halleri (2001) (Bizim Evin Haller, 2001) örnek olarak gösterilebilir. Söz konusu iki yapım, diğer türlerin örnekleri göz önünde bulundurulduğunda, hem biçim hem de içerik açısından uluslararası muadillerine en fazla benzerlik gösteren yapımlar olarak dikkat çekmektedir.

Dünyada Dizi Endüstrisi

Türkiye’de Televizyon dizilerin oluşturduğu ekonominin henüz bir sektör çerçevesinde değerlendirildiği ancak dünyada dizi ihracatı ve iç ekonomik hacim olarak başı çeken ülkelerde ulusal dizi sektörlerinin birer endüstri haline geldiği yadsınmaz bir gerçektir. Bu bölümde özellikle Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Latin Amerika dizi endüstrilerinin incelenmesinin nedeni, ülkemizin önümüzdeki 10 yıl içerisinde oldukça büyük ihracat hedefleri koymasından kaynaklanmaktadır. Sevindirici ve ilham verici olan bu hedef – kabul edilmelidir ki- beraberinde yoğun bir çalışma ve araştırma sürecini de beraberinde getirmektedir.

Türkiye’deki izleyici profilinin çoğunluğunun Soap Opera ve Drama türüne yakın yapımları tercih ettiğini göz önünde bulundurarak, bu iki türün geniş kitlelere yayıldığı ve büyük bir pazar haline geldiği Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’yi incelemek yararlı olacaktır. Bunun yanında, bir dönem Türk izleyicisinin oldukça beğenisini kazanan Latin Amerikan Telenovelalarının etkisinin, günümüz

13 Kültür Bakanlığı Baş danışmanı Dr. Abdurrahman Çelik ITVF 2014 Fuarın “Kültür Endüstrisi” başlıklı oturumda yaptığı konuşmada Türk Dizi sektörünün endüstrileşmesinin gerektiğini belirtmiş ve bu noktadaki açığın yetersiz bulgu ve araştırmalardan kaynaklandığını sözlerine eklemiştir. yerli dizi lerde görüldüğü göz önünde bulundurularak, Latin Amerika telenovela ve soap opera piyasasından söz etmek önem arz etmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük Soap Opera yayıncıları ABC, CBS ve NBC kanallarıdır. Kablolu ağ üzerinden yayın yapan bu kanallar Daytime uzantılı, günün belirli saatlerinde yayın yapan farklı kanallara sahiptirler. ABC Daytime, CBS Daytime ve NBC Daytime, genellikle 11:00 ve 15:00 saatleri arasında çeşitli Soap Opera dizilerini izleyicilerle buluştururlar.

Kısaca Soap olarak adlandırılan bu diziler, 50’li yıllardan itibaren Amerikan televizyonlarında etkili olmuş, bazıları 30-40 yıl gibi sürelerle sürekli yayınlarına devam etmişlerdir. 70’li yıllarda 15 civarında olan reytingleri, 2000’li yıllarda düşüşe geçmiştir. 2013 itibariyle ABD’nin en çok izlenen Soap dizisi olan The Young and the Restless, 2013-2014 sezonunda 3.7 izlenme oranına ulaşabilmiştir. Dizi, 1990 – 1998 yılları arasında Yalan Rüzgarı adıyla Türk televizyonlarında izleyici ile buluşmuştur.

2012 yılında 1.2 Milyar Dolarlık ihracat hacmine ulaşan İngiliz televizyon sektörünün bu başarısındaki en büyük pay dizilerindir. 1922’de radyo yayınlarına başladıktan sonra 1930’lu yıllarda tv dramalarıyla yayın hayatına başlayan BBC TV (British Broadcasting Corporation) halen dünyanın en çok izlenen dizilerini üreten yayın kuruluşlarından biri olma özelliğini korumaktadır.

Serbest bir girişim olarak yayın hayatına başlayan BBC, daha sonra İngiliz hükümetine bağlanmıştır. Günümüzde BBC yayın politikaları hariç her konuda İngiliz Kraliyet ailesine karşı BBC’nin drama serüveni ilk kurulduğu yıllarda başlamıştır. Deneysel olarak yapılan yayınlarda sahnelenen çeşitli oyunlar, BBC’nin ilk drama örnekleri olarak gösterilebilir. Bu yayınlarda kısa süre sonra başlayan İkinci Dünya Savaşı nedeniyle yapımlarına ara veren BBC, 50’li yıllarda tekrar drama yapımlarına ağırlık vermeye başlamıştır. 1950’den itibaren tiyatro oyunlarının yerini yavaş yavaş uyarlamaların almaya başladığı görülmektedir. 1954 yılında uyarlaması yapılan George Orwell’in Ninety Eighty-Four (Orwell, 1949) adlı romanı, izleyiciler tarafından büyük ilgi ile takip edilmiştir.

1950’li yılların ikinci yarısına gelindiğinde ITV’nin yükselişi BBC drama departmanına finansal olarak zorluklar yaşatmasına rağmen kanal yoluna devam etmiş ve 60’lı ve 70’li yıllarda televizyon dramalarının altına çağı olarak hatırlanacak olan dönemi başlatmıştır. Bu dönemde The Wednesday Play(1964), Z-Cars (1962) ve yeni bölümleriyle halen yayınlanmaya devam etmekte olan Doctor Who (1963) gibi oldukça popüler yapımlar ilk kez izleyici karşısına çıkmıştır.

80’li ve 90’lı yıllarda yeni yapım politikaları geliştiren BBC dramaları, günümüzde en çok izlenen ve ihracat yapan dizi endüstrileri arasında yer almaktadır. İzlenme oranları yüksek olan Birleşik Krallık sınırları dışına da ihraç edilen yapımlar arasında Sir Arthur Conan Doyle’un eserlerinden uyarlanan Sherlock (2010), her bölümü farklı süreleri ve bağımsız hikayeleri barındıran Black Mirror (2011) ve In the Flesh (2013) gibi diziler de bulunmaktadır. BBC’nin son dönemde sıkça kullandığı mini seri formatı, yukarıdaki diziler için de geçerlidir.

1950’li yıllarda ilk örnekleri verilmeye başlanan Latin Amerikan telenovelaları yaklaşık 60 yıllık serüveni boyunca gelişim kaydetmiş, özellikle 80’li yıllarda yükselişe geçerek tüm dünyada ilgiyle izlenen bir televizyon yapım türü halini almıştır. Latin telenovelaları sosyal statü, yaş, tarih ve popülerlik gibi temeller üzerine kurulan hikayeler ile başta Brezilya olmak üzere pek çok Latin Amerika ülkesinde türe ait yapımlar izleyici ile buluşmaktadır. En çok telenovela üretiminin yapıldığı Latin Amerika ülkelerini Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada takip etmektedir.

Dizi izlencesinden tüketim alışkanlığına doğru giden bir yol

Bilindiği üzere tüketim odaklı toplumda pazarlanmak istenilen metaların tüketicilere ulaştırılması sadece reklamlar maharetiyle gerçekleşmemekte; reklamların yanı sıra televizyon dizileri de tüketim kültürünün yayılmasında önemli bir rol üstlenmektedirler. Dizi filmler ele aldıkları konular itibariyle insanların gündelik yaşamlarında olağan şekilde karşılaştıkları politika, aile içi ilişki, töre gibi konuları ele aldıklarından bu yapımların toplum tarafından kabul edilmesi de […]