web analytics

Animasyon, Anime Filmler, Animasyon Filmler Nelerdir ?

Animasyon, kısaca canlandırma sineması anlamına gelmektedir ve teknolojinin her yeni adımında yeniden biçimlenmektedir. Animasyon filmler, yapım yılları göz önüne alındığında, tıpkı sinema filmlerinde olduğu gibi dönemin mevcut politikalarına, iktidarın işleyiş tarzına dair geniş bir perspektif sunmaktadırlar. Tarihsel koşulların yansıtılabilmesi ve değerlendirilmesi, her ne kadar temelinde teknolojik altyapının elverişliliğine bağımlı olsa da, animasyon sinema filmlerinin analizi için mümkün görünmektedir. Teknolojinin etkisi, görsel öğelerde yapılabileceklerin sınırlı olmasıdır. Ancak bunun dışında verilmek istenen mesaj, genel olarak her türden hikâye ile, özel olarak da diyaloglarla verilebilir. İktidarın kendi meşruiyet zeminini oluşturabilmesi açısından animasyon filmler, hedef kitlesinin genel olarak 2-14 yaş arası çocuklar olduğu düşünüldüğünde büyük önem taşır.

animasyonGeleneksel olarak animasyonlar, çizimler gibi cansız nesnelerin stop-motion fotoğrafçılık yoluyla kare kare çekilmesi yoluyla yaratılıyordu. Her bir karede nesne çok küçük bir konum değişikliği yapıyordu ve böylece stop-motion fotoğraflar standart bir hızda (saniyede yirmi dört kare) ilerletildiğinde nesne hareket ediyormuş gibi görünüyordu.

Çizimlerin harekete dönüştürülmesi ile yapılabileceklerin sınırsızlığını, sinemanın ilk yıllarından itibaren görülebilmektedir. Animasyona dair ilk örneklerden birisini sunan isim, aynı zamanda ilk sinemacılardan birisi olarak film efektleri ve yanılsamaları konusunda yenilikler getirmiş olan Georges Melies’tır. Melies’ın 12 dakika uzunluğunda, bir grup bilim insanının ayı keşfetmelerini konu alan Voyage a la lune (Aya Seyahat, 1902) filminde stop-motion photography tekniği ile yapılan özel efektler ve ay görüntüleri üzerinde fotografik oynamalar kullanılmıştır. Benzer şekilde Emile Cohl bant karikatürü sinema filmlerine taşımış, çizim yoluyla nesneler ardında dikey figürler yaratmış ve bu uygulama ile Fantasmagorie’i (1908) çekmiştir.

Fantasmagorie, tamamiyle animasyon film olması açısından ilk animasyon film olarak kabul edilmektedir. Yedi yüz çizimden oluşan filmin süresi iki dakikadır ancak bu kısa süre içerisinde yoğun bir “bilinç akışı” söz konusudur. Karakterin kara tahta üzerinde çizer tarafından yaratılışı gösterilmektedir. “Tebeşir çizgi efekti” olarak adlandırılan bu teknik, başta beyaz üzerine siyah çizilen resimlerin tam tersine çevrilerek siyah tahta üzerinde beyaz tebeşir çizgileri olarak görünmesini sağlamaktadır. Filmin adı, 19. yy ortalarında var olan ve duvarların içinden geçebilen hayaletvari imajları yansıtan büyülü fener çeşidinden esinlenilerek oluşturulmuştur.

Walt Disney Animasyon Sineması animasyon filmi

Walt Disney, canlı aksiyon görüntülerini yakalamayı sağlayan, dijital haritalamayla kopyalamanın ve canlandırmada kullanılan görüntü yakalama işlemlerine olanak sağlayan çok düzlemli fotografi ve rotoskopi gibi yeni teknikleri erken bir dönemde kullanmıştır.

1923 yılında Walt Disney adlı yapımcının Disney, Los Angeles’ta yeni bir stüdyo kurar. Walt Disney’in ilk projesi Alice Comedies serisi olmuştur. Bu seride canlı bir karakter olan Alice’in yanında, onun iletişim kurduğu pek çok çizgi karakter görülmektedir. Serinin ilk bölümünde Alice çizgi karakterlerin yapım sürecine tanık olmuş ve onların canlandırılmış halleri ile iletişim kurmuştur.1928 yılında Disney ekibi, ilk sesli kısa filmi -bir Mickey Mouse filmi olan Steamboat Wille- gösterime sokmuştur. Film, Bill’in Buharlı Gemisi (1928, Charles Reisner) filminden esinlenilerek çekilmiştir ve farklı olarak ses film şeritlerinin üzerine yerleştirilmiştir (Sound-on-Film). Ancak Walt Disney’in asıl başarısı, yapımı iki yıl süren ve büyük bir ses getiren 1937 tarihli Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler filmi olmuştur. Bu filmlerde çok düzlemli kamera ve rotoskopi gibi yöntemler kullanılmıştır. Çok düzlemli kamera sayesinde kimi sahnelerde üç boyut hissi seyirciye yaşatılırken, özellikle insan karakterler için rotoskop tekniği kullanılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı yıllarında ortaya çıkan bu cihaz, film görüntülerinin çizim masasına yansıtılması ve onun üzerinde çalışılmasına imkân sağlamış, böylece hem çizimler daha gerçekçi yapılabilmiş hem de çekilmiş filmlere bu yolla eklemeler yapılabilmiştir. Sonuçta ortaya çıkan film, Disney’in ilk uzun metrajlı animasyon filmi olarak klasikler arasında girmiştir. Bundan sonra da Disney, animasyon filmler üretmeye devam etmiştir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Kül Kedisi ile Grimmlerin masallarına geri dönülmüştür. 1992 yılında ise Güzel ve Çirkin ile bir animasyon filmi, ilk defa En İyi Film Oscar ödülüne aday gösterilmiştir.

Animasyon filmleri bu tarihlerden itibaren çok daha sık bir biçimde üretilmeye başlarken, üretim teknolojilerinde de değişiklikler yaşanmaya başlamıştır.

Küçükdenizkızı filmi elle yapılan cel animasyon10 tekniğinin son örneği olmuş ve animasyonlar, özel yazılımların desteği ile bilgisayar aracılığı ile yapılmaya başlanmıştır. Üretim süreçlerinin verimliliğini arttıran bu gibi gelişmeler, animasyon filmlerin niceliklerinde bir artışı getirirken, son dönemlerde gişe anlamında çok başarılı filmlerin ortaya çıkmasına da sebep olmuştur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir